3-4 Yaş

Üstün zekalı çocuklarla yaşamak

 

İçindekiler

Üstün zekâ ile alakalı merak ettiklerinizi TÜZDER Başkanı Tunahan Coşkun söylüyor. Çocuğunuz üstün zekalı ise neler yapmalısınız?Üstün zekalı bir çocukta nelere dikkat edilmeli?Üstün zekalı çocuklara nasıl davranılmalı?Üstün zekalı çocukların geleceği nasıl tasarlanır?Ebeveynlere düşen misyonlar nelerdir?

Üstün zekâ ile alakalı merak ettiklerinizi TÜZDER Başkanı Tunahan Coşkun söylüyor.

Aileler çocuğunun üstün zekalı olduğunu nasıl kavrayabilir?

Ailelere göre çocukları genellikle zekidir. Çocuklarını akraba ya da komşu çocuklarına mukayese etirler ve zamane çocuklarının çok uslu, çok zeki veya üstün zekalı olduklarından bahsederler. Ancak üstün zekalı çocukların popülasyon içerisindeki oranı yüzde 2 ortamındadır. Başka Bir Deyişle gelişigüzel 100 çocuk alırsak bunların arasında en iyi 2 çocuğa üstün zekalı tarifi koyabiliriz. Bile seviyesindeki çocuklarsa, 1000 içerisinden 1 çocuktur. Üstün zekalı veya dâhinin tanılanması; aile görüşmesi, hocasıyla yapılan görüşmeler, çocuğun gözlemlenmesi ve en nihayetinde akıl testleriyle konulabilir. Akıl testleri de 2 yaşından başlamakla birlikte daha çok 4- 5 yaşlarında yapılarak böyle bir tanı konulabilir. Bizim nasihatimiz mektebe başlamadan evvel tam çocuklara, akıl ve beceri testlerinin yapılması ki tanılamaları olabilsin.
Bebeklikten itibaren bulgular ortaya çıkmaya başlar, ama altını çizerek söylüyorum bunlar bulgudur. Tanı az evvel bahsettiğim kriterlere göre konulabilir. Üstün zekalı çocuklar, genellikle bünyeleri alıngan fertlerdir. Duygusal yapıya sahiptirler, başka bir deyişle battaniyelerinin rahatsız edici olmaması veya altını doldurduğu zaman, tuvalet lüzumunu yaptığında hemen onun değiştirilmesi gerekir. Zira asap uçları çok daha gelişmiştir. Nöronları ve snaptik bağları fazla gelişmiş olduğu için, bedenindeki diğer asapsal bağlara tesir eder. Alıngan bir bünyeye sahiptirler. İdeal bir civar oluşturmanız gerekir. Hatta hep bahsedilir bu kıyafetlerin arttaki pullardan, yaka kartlarından rahatsız olurlar. Bunlar bulgudur tabi, aynı zamanda bu bulguları taşıyan her çocuk üstündür ya da her üstün çocuk bu bulguları kesin taşır diyemeyiz. Erken konuşmaya başlaması, erken yürümesi, yaşıtlarına kıyasla daha kaliteli olması. ‘Büyümüş de küçülmüş’ deyimi azıcık bu çocuklara uyar.
Şöyle bir örnek vereyim, biz burada daha ufak yaşta çocuklarla konuşurken, bir beyefendi ya da hanımefendi gibi konuşanlara tanık oluyoruz. Mesela bir armağan veriyoruz, 3-4 yaşındaki çocuk “Niye zahmet ettiniz?”, “Ne gerek vardı?” gibi yanıtlar verebiliyor. Daha olgun bir görüntü sergilerler. Kelime hazneleri akranlarından çok daha ileri olabilir. Başka Bir Deyişle bu yaşta, bu kavramı öğrenmemesi gerekir dediğiniz çocuk, o kavramlardan bahsediyor olabilir. Sosyal vakalara duyarlıdır. Bir yerdeki heyelan, su baskın, zelzeleye ilgi duyabilir ve bunun için ben ne yapabilirim sualini konut etrafında paylaşır.
Erişkinlerin meblağsızlığı, onların çok daha fazla gözüne çarpar. Bir avukat gibidir; annenin, babanın ya da hocanın anımsamak istemediklerini gözüne soka soka anımsatır. “Sen böyle demiştin, ama böyle yapıyorsun.” biçiminde. Bunlar bulgulardan kimileridir. Daha 6-8 aylıkken konuşmaya başlayan çocuklarımız olabiliyor. Yeniden 1,5-2 yaşında okumaya geçen çocuklar olabiliyor. Bunun gibi çok ciddi bir belirti varsa erken yaşta bir akıl beceri testi yaptırmalarını öneri ederiz ama bunun dışında 3,5-4 yaşında böyle bir test uygundur.
TÜZDER olarak üstün zekalı talebelerin tespiti ve gelişimi ile klasik talebelerin gelişim seviyeleri hakkında testler asıllaştırıyoruz. Testler, uzman psikologlarımız tarafından profesyonel biçimde uygulanıyor. Çocukların galibiyetinde aklın yeri olduğu kadar; özgüven, kararlılık, ahlaki bedeller, insan ilişkileri, motivasyon gibi sosyal, duygusal ve ruhsal gelişimin de ehemmiyetli bir yeri bulunuyor. Bu sebeple biz, BBT Bireyi Bütünüyle Tasvire ismini verdiğimiz bir program yürütüyoruz. Bu program, çocukların akıl seviyelerini tespit faktörün yanı gizeme onları tüm istikametleriyle değerlendirerek zekâsal, fiziksel, duygusal, sosyal ve ruhsal güzergahlarını tanımayı, bu sürece aileleri de dahil ederek mevzuyla alakalı farkındalıklarını artırmayı ve aileleri yapılması gerekenler mevzusunda bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Bu sayede her doğrultudan taraması yapılan çocuğun gelişimsel süreci bütüncül bir biçimde değerlendirilebiliyor. Varsa rastgele bir mesele erkenden tespit ediliyor ve çözüme erişilebiliyor.

 

Sıradaki Makale :   Özgül öğrenme güçlüğü zeka sorunu mudur?

 Çocuğunuz üstün zekalı ise neler yapmalısınız?

Üstün zekalı çocukların eğitiminde özellikle değişikleştirilmiş ve zenginleştirilmiş eğitim programları tesirli neticeler vermektedir. Fakat bu da eğitim müesseselerinin yapması gereken çalışmalardır. Şayet çocuğun üstün özellikleri olduğu öğreniliyorsa; gidilen mektepte bu mevzuda idareyici, kılavuz hoca ve uzmanla görüşerek ortak bir kavrayışın oluşması sağlanabilir. Müessesesel eğitimin dışında konut civarında da yapılması gerekenlerden laf etmek gerekir.
Üstün zekalı çocuğu olan ailelerin yapması gerekenlerden kimileri şunlardır:
• Sıhhatli, eforlu ve zengin bir irtibat diliyle konuşmak.
• Olası olduğunca yaşıt zenginliği imkânı vermek, başka bir deyişle kendisi gibi değişik gelişim özellikleri taşıyan başka yaşıtlarıyla eğitim ve sosyal civarlarında bir arada bulunmalarını sağlamak. Özellikle çocukları üstünlere müteveccih eğitim veren bir mektepte değilse.
• Fotoğraf, müzik, spor gibi alanlarda çocuğun özel alaka alanlarını tespit eterek, muhtelif tecrübeler kazanmalarını sağlamak.
• Çocuğun alaka alanına giren muhtelif mevzularda beraber düşünce alışverişi yapmak ve incelemek.
• Zekâsında geliştirdiği projelerle alakalı çalışma imkânı sunmak.
• Anlam bulmacaları, strateji ve us oyunları gibi alaka çekici zekâsal etkinlikler yapmasını sağlamak.
• Günlük vakalar hakkında paylaşımlarda bulunmak.
• Dikkat oyunları, hafıza oyunları, eşleştirme vb. gibi oyunlar oynamak.

 

Üstün zekalı bir çocukta nelere dikkat edilmeli?

Cemiyette, üstün zekalı çocuklar ‘meseleli çocuk’ olarak idrak edilebilmekte. Çoğu literatürde zihni, ‘etrafa geçim sağlama mahareti’, ‘problem çözme mahareti’ diye belirleyip bu çocukların geçimsiz ve meseleli olduğunu düşünmek kendi içinde bir hayli paradokslu görünmektedir. Burada kritik nokta şu; elbette ki üstün zekalı çocukların da tavır meseleleri olabilir. Fakat bu vaziyet, onların genelde meseleli olduğu biçiminde değerlendirilemez. Üstün özellikleri olan çocuklardaki en büyük tehlike, kendi üstünlüklerini bildiklerinde benlik algılarının bundan negatif etkilenmesidir. ‘Ben üstünüm’ algısı yerleştiğinde, diğer çocukları doğrudan ya da dolaylı olarak hoşlanmama, aşağılama rastgele bir ileti vermeleri doğru değildir. Çocuklara yaklaşımda şayet çocuk bu özel gidişatının farkında değilse gündeme getirmemek şayet farkındaysa da “Evet, sen basit idrak ediyorsun aynı dostun Ayşe’nin hoş fotoğraf yaptığı, dostun Mehmet’in de çok hoş basket oynadığı ya da şiir yazdığı gibi…” ifadeleriyle çocuğun maharetini kabul edici ama başka insanlardan ayrımlaştırmayıcı iletiler vermek gerekir.

 

Sıradaki Makale :   3 Yaş Sendromu Nedir? Atlatmanın 6 Yolu!

Üstün zekalı çocuklara nasıl davranılmalı?

Üstün zekalı çocuklar; sevgiye, güvene ve başkaları tarafından anlaşılmaya, kabiliyetlerinin ve üstün zekasının farkına varılmasına, sosyal gereksinimlerini karşılayabilecekleri bir dost grubuna, potansiyellerinin ortaya çıkacağı ve kendilerini gösterebilecekleri akademik etraflara, tıpkı akranları gibi kendisinin de bir çocuk olduğunun öğrenilmesine, kendilerini en iyi biçimde kavrayan, destekleyen hocalara ve ebeveynlere, kendi kararlarını almalarına fırsat tanınmasına, hobilerine ve çok doğrultulu alakalarına uygun zenginleştirilmiş etraflara, teşvik ve takdir edilmeye lüzum dinlerler. Şayet aile, çocuğun mevcut kapasitesinin sarihe çıkarılması ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi doğrultusunda şuurlu bir tutum içinde olursa hem fertsel hem de cemiyetsel açıdan ehemmiyetli bir kayıp olmayacaktır.

 

Üstün zekalı çocukların geleceği nasıl tasarlanır?

Üstün zekalı çocuklara verilecek olan değişikleştirilmiş eğitim, bu çocukların gelişimini ve fertsel galibiyetini had safhaya çıkarmayı niyetler. Üstün becerililer kapasitelerine uygun eğitim almalıdırlar. Bu olmadığı takdirde hem bu kabiliyetlerinin körelmesine hem de psikolojik olarak kasvete düşmelerine neden olabilir. Birçok üstün zekalı çocuk, hiç ders çalışmadan klasik bir sınıfta okutulan mevzuları rahatça kavrayabilir. Bunun için ders çalışma alışkanlığı edinemezler. Bu da ilerideki akademik galibiyetlerini negatif tesirler. Bu çocuklar fark edilmedikleri ya da yeterince takviye görmedikleri zaman negatif tutumlarıyla dikkat sürüklemeye çalışırlar. Üstün becerili çocuk tespit edildiği takdirde hocayı daha zengin bir öğretim imkânı sunmalıdır.
TÜZDER olarak biz, talebeleri uzman eğitmenlerle buluşturan bir eğitim yuvası olarak faaliyet gösteriyoruz. Üstün zekalı çocuklara eğitim vermek üzere geliştirdiğimiz ve en ehemmiyetli projelerimiz arasında yer alan Bile Park projesi, geniş kapsamı ve içeriğiyle Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Bile Park; mektep evveli, ilkokul ve ortaokul seviyesindeki talebelere eğitim veriyor. Eğitimler, üstün zekalı çocukların gelişimlerini sağlamak üzere, özel olarak hazırlanan atölyelerde, uzman eğitimciler tarafından asıllaştırılıyor. Çocukları işlenen derse motive edecek biçimde planlanarak dekore edilen atölyelerde, üstün zekalı çocukların sadece zekâsal değil fiziksel, duygusal, sosyal ve ruhsal alanlarda geliştirilmesi de kastediliyor. Teknolojinin tüm imkânları çocukların eğitiminde kullanılırken eğitimde de tamamen bilimsel metotlar uygulanıyor. Böylece kültür, bilim ve sanat alanında fantastik bir eğitim alan üstün zekalı çocuklar, kendilerini keşfedebilme ödününü yaşıyor. Ayrıca bu sistemde çocuklar, reelleştirdikleri uygulamalarla eğitim sürecinde tamamen etkin oldukları için teorik bilgilerin ötesine geçerek yaratıcılıklarını ortaya koyuyor. Konutlarda da doğru usullerle geliştirilebilmeleri için eğitim aldıkları vakit süresince çocukların ailelerine de periyodik olarak fiyatsız eğitim sağlıyoruz. Atölyelerin sonunda talebelere “Katılım Sertifikası” veriyoruz.

 

Sıradaki Makale :   Çocuğunuz televizyon bağımlısı mı?

Ebeveynlere düşen misyonlar nelerdir?

Hayal kurmak bu çocuklar için çok ehemmiyetlidir. Mimar Sinan’ı Mimar Sinan yapan, şöhretli hatipleri hatip yapan, hayal eforlarının ve düşünce yapılarının çok zengin olmasıdır. Biz çocuklardan hayal kurmalarını isterken, bazen anne babalar yanılgıya düşüp hakikatçi olmalarını istiyorlar. Rasyonel olmalarını, realist olmalarını, ayaklarının yere basmasını istiyorlar. “Daha Önceki köye yeni âdet getirme!”, “Hayal kurma!”, “Bulutların üstünde uçma!”, “Buluş çıkarma!” diyorlar. Öncelikle bu kalıplardan kurtulmamız gerekli.
Çocukların suallerine de hazır yanıt vermektense, olası olduğunca suallerinin yanıtlarını kendilerinin bulmasını sağlamalılar. Başka Bir Deyişle biri bize topu attıysa, topu yakalamak zorunda değiliz. Biz bunu pas edelim. Mesela çocuk bir sual sorduysa, “Sen olsaydın ne yapardın, bir düşün bakalım belki bulursun.” gibi ipuçlarıyla yönlendirerek sorduğu suali kendisinin yanıtlamasını sağlayabilirsek, ona beyin jimnastiği yaptırmış oluruz. ‘Armut piş, ağzıma düş!’, anlamıyla geliştirilen, bir dediği iki edilmeyen, her istediği önüne sunulan çocukların hem parasal gelişimleri hem akıl gelişimleri kısır kalacaktır.
Biz, konutlarda da doğru usullerle geliştirilebilmeleri için üstün zekalı talebelerimizin ailelerine de “Konutta TÜZDER Atölyesi” vb. ebeveyn eğitim programları uyguluyoruz. Bile Park’ta eğitim aldıkları vakit süresince bir ekip eğitimleri de periyodik olarak fiyatsız bir biçimde sağlıyoruz.
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı