3-4 Yaş

Otizm nedir? Bebeklerde Otizm Nedenleri ve Tedavisi

Otizm, Yaygın Gelişimsel Bozukluklar (YGB) başlığı aşağıda yer alan dört gelişim probleminden bir tanesidir. Yaşam boyu sürmesi problemin ciddiyetini ortaya koyan en önemli faktördür. Bu problem kişinin sosyal hayatını, iletişim becerilerini ve davranışlarını etkilemektedir.

İçindekiler

Otizmin Nedenleri Nelerdir?Bebeklerde Otizmin NedenleriOtizmin BelirtileriOtizmli Bebeklerin ÖzellikleriOtizmde Tedavi YöntemleriOtizmde Biyokimyasal Tedavi Otizmde Duyusal ve Algısal TedavilerOtizmde Psikolojik Tedavi En iyi tedavi sevgi!

Otizmin Nedenleri Nelerdir?

İlk tanımlandığı yıllarda otizmin psikolojik nedenlerden kaynaklandığı, otizme anne-bebek ilişkisindeki bağın kurulamamasının ya da diğer bir deyişle “soğuk anneliğin” niçin olduğu düşünülmüştü. Ancak otizmin nedenleri konusunda günümüze kadar yapılan birçok araştırma bunun doğru olmadığını kesinkes kanıtlamıştır.

Otizmin nedenleri konusundaki araştırma ve araştırmalar hala devam etmektedir. Ama az önce muhakkak nedeni veya nedenleri bulunamamasına karşın, otizmin kalıtımsal temelleri olduğu görüşü tartma kazanmakta ve dünyada yapılan bilimsel çalışmalar bu konuda yoğunlaşmaktadır.

Otizmi olan bir fazla kişide serotonin maddesi fazlalığına ve bağışıklık sistemi bozukluğuna rastlanmaktadır. Keza aşılar, alerjiler, mantar enfeksiyonları, travma ile otizm arasındaki ilişkiler de araştırılmaktadır. Otizmin nedenleri ile ilgili öne sürülen bütün görüşler kimsesiz bu problemi açıklamada beceriksiz kalmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bilhassa şu noktalar üstünde durmaktadır :

Bebeklerde Otizmin Nedenleri

a- Bebeklerde Otizmin Kalıtımsal Nedenleri : Birden fazla genin, bazı çevresel faktörlerin bir araya gelmesi ile otizmin ortaya çıkmasında etkin olabileceği düşünülmektedir. Bu çevresel faktörler aralarında kan biyokimyası, kullanılan ilaçlar sayılabilir. Genlerdeki yapısal bozukluk kuşaklar öncesinden geliyor olabileceği gibi gebelik esnasında kullanılan ilaçlar, virüsler ve radyasyon gibi etkenlerle de genlerin işleyişi bozulabilir. Fakat bu gen veya genlerin hangileri olduğu konusunda yapılan araştırmalar devam etmektedir.

b- Bebeklerde Otizmin Yapısal Nedenleri : Bazı araştırmalar, beynin bazı bölgelerindeki yapısal farklılıkların otizme niçin olabileceğine göze çarpan etmektedir. Otistik bireylerin beyinleri incelendiğinde, beynin ön ve emrindeki bölgelerindeki kan akımında farklılıklar belirlenmiştir. Beyinin yan bölgeleri; konuşulan dili anlamaktan, tasarlama yapmaktan, sosyal davranışların koordinasyonundan, kontrolünden ve motivasyonundan sorumludur. aynı zamanda otistik çocuklarla yapılan araştırmalar beyinin, beyincik, beyin sapı ve ön bölgelerinde de anormallikler olduğunu ortaya koymuştur. Beyincik, hareketlerimizin koordinasyonunu sağlayan ve sosyal etkileşimde görevleri olan bir bölgedir. Beyin sapı ise, gelen uyarıların posta kutusu gibi toplandığı bölgedir. Bu bölgelerdeki yapı bozuklukların varlığı, otistik çocuklarda görülen tutum ve harmoni zorluklarını anlamamızı kolaylaştırmaktadır.

Sıradaki Makale :   Üstün zekalı çocuklarla yaşamak

c- Doğum Öncesi-Doğum Sırası-Doğum Sonrası Dönemleri Etkileyen Dış Etkenler : Incelemeler, bu safhalarda beyin gelişimini etkileyen aniden fazla durumun otizme neden olabileceğini kanıtlamıştır. Bilhassa anne karnında geçirilen kızamıkçık hastalığı ağır otizme yol açabilmektedir. Doğum sırasındaki travmalar ve buna emrindeki bebeğin oksijen eksikliği aşaması, çevresel toksinler, tüberoz skleroz, fenil ketonüri sendromu gibi metabolik hastalıklar da otizme niçin olabilir.

otizm

Otizmin Belirtileri

Otizmin genellikle belirtileri şunlardır:

Göz temasının azalmaya başlaması. Tekrarlayıcı ve basmakalıp davranışlarda bulunması. (el çırpma, parmak şıklatma) Etrafa karşısında pervasız olma. Nesneleri sallama, döndürme. Konuşmada bozukluk.

Otizmli Bebeklerin Özellikleri

Otizmin şiddeti ve seviyesi kişisel farklılıklar göstermekle beraber, problem genelde şu karakteristik özellikleri gösterir:

1. Dil gelişiminde önemli gecikmeler:
Otistik çocukların büyük bir kısmı konuşmayı geç de olsa öğrenir. Ancak takriben %28’i hiç sözcük kullanmadan kalabilir. Otistik çocukların konuşmalarında bambaşka konuşma biçimlerine, sözcüklerin anlamları dışarıda kullanımlarına ve tekdüze bir ses tonuna rastlanır. Sık Sık yaptıkları tekrarlamalar ve kullandıkları kalıp cümleler konuşmalarının en keskin öğeleridir.

2. Sosyal ilişkileri anlamakta ve kurmakta güçlük çekme:
Otistik çocuklar diğer insanlarla göz kontağı kurmaktan kaçınırlar, kimsesiz yaptıkları etkinlikleri tercih ederler, dış dünyaya kendilerini kapatırlar ve yaşıtlarıyla zeka sosyal ilişki kurmazlar, kendi duygularını paylaşmazlar ve çevrelerindeki bir fazla olaya aleyhinde tepkisiz kalırlar. Bu özelliklerin tümü ya da birkaçı birleşince de otistik çocuklar karşımıza ileri derecede sosyal ilişki problemine sahip bireyler olarak çıkıyor.

3. Duyusal uyaranlara garip tepkiler:
Otistik çocuklar birçok süre çevrelerindeki olaylara ve seslere karşı duyarsız olmalarına karşın, ara sıra bazı duyusal uyaranlara karşı fazla tepki verebiliyorlar. Mesela arabanın korna sesi ya da bir köpeğin havlaması onların aşırı derecede irkilmelerine sebep olabilirken, çok sıcak veya çok soğuk bir yere dokunmaları herhangi bir tepki vermelerine dahi yol açmayabilir.

Sıradaki Makale :   “Benim çocuğum küfretmez” demeyin.

4. Zihinsel işlevsellikte bariz olmayan özellikler:
Otistik çocukların dağıtılmış yetenekleri aralarında ciddi farklar gözlenebilir. Örneğin çocuk kendi kronolojik yaşının çok üzerinde bir resim yeteneğine sahipken kronolojik yaşının çok aşağı bir sosyal iletişim yeteneğine sahip olabiliyor. böylece zihinsel gelişimlerine alt belirtilen kriterlerden bahsetmemiz olası yok. Otistik çocukların bir çoğunda zeka geriliği gözlemlenir, otistik çocukların yalnızca %10-15’i normal veya adi üstü bir zekaya sahiptir.

otizmli-cocuk
5. Kısıtlı sayıda etkinliğe ilgi duyma:
Bazı otistik çocuklar her yerde eden hareketlere karşısında fazla sadakât gösterebilirler. Kayıtlı bir hareketi aralıksız her tarafta etmekten ayrıca çok hoşlanırlar ayrıca de hiç bıkmazlar. Gün boyu herhangi bir müdehale ile karşılaşmazlarsa bu hareketleri tekrarlamaya devam ederler. Yeniden bu çocuklar bambaşka konulara merak geliştirmek yerine bazı oyunlara saplanıp sürekli bu oyunu oynayabilirler. Otistik çocukların anne ve babaların belirttiği görüşlere tarafından bu oyunlar genelde çocukların kendi kendine buldukları oyunlar oluyor ve yetişkinlere o kadar manalı gelmiyor.

6. Günlük hayatındaki rutinin bozulmasına aleyhinde aşırı tepki:
Otistik çocuklar jurnal yaşamlarında var olan rutinlere aşırı bağımlıdırlar. Bu rutinlerin bozulması ya da aksaması gibi durumlarda büyük tepkiler verebilirler, keza çok tedirgin ve sinirli olurlar.

Otizmde Çare Yöntemleri

Otizmde var olan farklı alanlara yönlendirilmiş tedavi yöntemlerini ve bu yöntemlerin alt başlıklarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Otizmde Biyokimyasal Çare 

a.İlaç tedavisi: Otizmin tedavisinde bariz ilaçlar yoktur, bu çare sırasında kullanılan ilaçlar otizmin bazI semptomlarının etkisini azaltmak için kullanılır, mesela bu çocuklar fazla hareketli ve kavgacı olabiliyor. İlaç tedavisi bu gibi davranışların şiddetini azaltmaya tezgâhtar olacak etkiye sahiptir.

b.Vitamin tedavisi: 1960 yılında Dr. Bernard Rimland tarafından yapılan bir araştırmayla vitamin tedavisinin karoser metabolizmasını adi ışık halkası getirmek ve davranış problemlerini eksilmek için etkili olduğu anlaşılmış. Bunun sonucunda da otistik çocuklar için vitamin tedavileri başlamış, bu tedavilerde yüksek dozda B6 vitamini ve Magnezyum birlikte kullanılmaktadır.

Sıradaki Makale :   Down Sendromu Nedir? Nasıl Anlaşılır?

c.Diyet uygulamaları: Gluten ve kazain maddelerini içeren besinlere karşısında yapılan perhiz uygulamaları bu bölüme ait en kayda değer tedavi şeklidir. Gluten maddesi tahıl ürünlerinde, kazain maddesi ise süt ürünlerinde karşımıza çıkan beslenme değerleridir. Bu iki besin değerinin karşılıklı yönü ahali için protein kaynağı olmaları, oysa otistik çocuklarda enzim eksikliği nedeniyle proteinler parçalanamıyorlar ve çocukların bünyesinde dağıtılmış problemlere yol açıyor. Çare bu maddelerin alınmasını engelleyerek oluşabilecek problemlerin önünü kesiyor.

Otizmde Duyusal ve Algısal Tedaviler

a.Duyu entegrasyonu tedavisi: Otistik çocuklar dış dünyadan aldıkları farklı alanlara yönlendirilmiş duyuları ayırt edememe problemi ile karşısında karşıyadırlar. Bu çare onlara duyusal ayrım yapmayı öğretmeyi hedefler.

b.İşitsel entegrasyon tedavisi: Otistik çocuklarda görülen sese aşırı duyarlık probleminin bir işitme bozukluğundan kaynaklandığına inanılmakta, böylece işitme tedavileri ile bu problemin şiddeti azaltılmaya çalışılmaktadır.

Otizmde Psikolojik Tedavi 

Psikoterapi: Özellikle Dr. Kanner’in üzerinde durduğu bir yöntemdir, çünkü Dr Kanner’e tarafından hastalığın temel sebeplerinden biri bireyin sahip olduğu psikolojik geçmişti. Ama sonraki yıllarda yapılan incelemeler Kanner’in haklı olmadığını ortaya çıkarsa da psikoterapi halen otizmin tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.

En iyi çare sevgi!

Otizmli çocuk etrafına karşı aldırışsız olduğu için çoğu insan onların anlamadığını ve duymadığını sanıyor. Lakin onlar sizi mükemmel duyuyor ve anlıyor. Onlara sevgiyle yaklaşmak ve kızmamak onların gelişimine katkıda bulunuyor. Bu mücadelede onlara yanına olduğunu hissettirerek en hoş katkıyı sağlayabilirsiniz.

otizm-farkindalik-gunu

Tüm bunların dışarıya en önemlisi, onları olduğu gibi benimsemek ve destek olmak. Unutmayın, onlar sadece ayrı ve yaşam farklılıklar ile güzel….

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı